
Eminim ki butun yeni anneler bu yoldan gectiler. Ilk anne olunca, bir ne oldum delisi, en iyi anne benim havalari, herseyi ben bilirimler, kitaplari hatim indirmeler, doktorlarin soylediklerini birebir uygulayan, ya da elestiren gibi gibi sure gelen bir seruvenin icine hizlica akip ilerlemekle mesgul insanlar toplulugu olduk.
Kah agladik yorgun uykusuz, kolikli gecelerde, kah bir guluslerine dunyalari verdik. Ama adi ustunde hepimiz birer acemi yeni anneydik. Daha oncesi yoktu hayatimizin sanki. O an annelik uzerimize aniden ilistirildi ve kendimizden gectik. Daha dogmadan, cocuklarimiza anne karninda muzik dinleterek basladik annelige, dogmamis evlada yazilan mektuplar, baby shower partileri, anne-bebek dergilerindeki urunleri inceledik uzun uzun, hangi bebek arabasini alsak, hangi ana kucagi, hangi kuvet, hangi nevresim takimlari, seminerlere katildik, sonra kitaplara daldik derin derin icimize cektik herbir sayfayi, sanki hersey kitaplardaki gibi, olmasi gereken buymus gibi, kurallar, rutinler, ritueller icinde kaybolduk. Otomatik, sistematik, kurallarindan vazgecmeyen, direnen tavirlara girip, zaman zaman obsesif, panik atak annelere donusuverdik. Cocuk gelisimiyle ilgili tum kitapevlerinde bir kaynak patlamasi yasaniyor bu siralar. Bunlar yanlis bilgilerdir demiyorum. Fakat birinin kendince dogru oldugunu savundugu dusunce, diger kitapta tamamen karsit gorus olarak karsimiza cikiyor. Biri cocugu aglatarak uyutmayin, psikolojisi bozulur, yetersiz ve eksik hisseder diyor, oteki aglasa da yatir kaldir yapin diyor..peki biz ne yetistiriyoruz? Bizim cocugumuz, degerlimiz, ic sizimizi neden bu oyunun icine koyuyoruz? Robot yetistirmiyoruz ki! evet rutinler, ritueller olmali...uyku icin kim west methodu su ana kadar en cok hemfikir oldugum method oldu ve uygulamaya da basladim. Cocugum yipranmadi. Peki ben tracy hogg alip bir gozu donmusluk olarak uygulamaya koyulsaydim ne olacakti? Benim cocugumun psikolojisi bozulacak ve kendini yetersiz mi hissedecekti? Bu durum kafada baloncuklarla dolasmama neden olacak ve bitmez tukenmez gelgitlerde bulacaktim kendimi.
Peki neden bu fikirlerin ortasinda, oradan oraya gecis yapiyoruz deli danalar gibi. Birden dank etti, hani olur ya, yildizlar parlar dusunce baloncuklarinin icinde, bir isik yanar sana dogru. Tum aldigim kitaplari bir kenara koydum. Oh mis kus kadar hafifledigimi hissettim. Ic sesim bana en dogruyu sunacakti. Atesin de ihtiyaci olan buydu. 3 yil once Yoga ya basladiktan sonra, farkindalik artisiyla birlikte en onemli kazancim empati kurmak oldu. Cevremdeki herkese bu sekilde yaklastim. Sira Ates' e gelmisti. Minik cocuklarimiz icin sadece empati kurulmali, bir gun boyunca deneyin, kendinizi onun yerine koyun, hersey kolay bir sekilde rayina oturuyor. Biz zaten yetiskiniz, zaten o minik vucutlardan hep ondeyiz, nedir bu hirs? bu baska cocuk karsilastirmalari? birakalim egolari, disiplin takintilarini...benim cocugum kendine has, ozel bir cocuk, kimse olamaz, olmamali da! akista olalim sadece! onlara "lutfen" i ogretelim, "ozur dilerim" i, " tesekkur ederim" i...ben nasil olursam yansimam Ates de oyle olacak. Emir verirsem, o da bana emir verecek, kizarsam kizacak, gulersem gulecek..
Hadi artik rahat olalim. Paranoyak olmayalim. Mevlana' nin dedigi gibi "Gul dusunup, gulistan olalim" tek amacimiz mutlu cocuk yetistirmek olsun...ozguvenleri olsun...hersey bizim kontrolumuzle ilerlemeyecek, bir yere kadar cocugumuzu kontrol edecegiz, kendimizi bu hirsla helak etmeyelim. Isin ozu cok basit. Mutluysam o da mutlu olacak...kisacasi akistayim...dogaclama ilerliyorum ve rahat nefes aliyorum artik.
Sevgiler, isiklar ve daima Ates bocekleri:)
Muge
- Posted using BlogPress from my iPad