
Evhamlı bir anne miyim? Kaygılı bir anne miyim? Bu soruların cevabı hazır diye biliyordum. Evhamlı değilim bu çok net! Ama biraz kaygılarım varmış. Bunu birinin bir vesileyle bana hatırlatması gerekliymiş :)
Biz blogger anneler yine çok faydasını gördüğüm bir seminere katıldık.
9 Eylül 2013 tarihinde "Selpak" sponsorluğunda Prof. Dr. Bengi Semerci' nin sunumuyla "Anneler, Çocuklar ve Evham" konulu seminere davetliydik. Bengi Hanım yumuşak ve sürükleyici anlatım tarzıyla anneler ve çocukları (mız) için güzel noktalara değindi.
Dinlerken; eminim mekanda bulunan tüm anneler kendilerini gördüler yaşanmış örnekler içerisinde.
Kendim ve belki de siz annelere de ışık tutacağını düşündüğüm notlar aldım.
Umarım teoride kalmayıp, pratikte uygulayabiliriz:)
Hiç kimse mükemmel (anne) olmaya çalışmasın, çünkü mükemmelin tanımı yok. Aslında bu kilit cümleydi hayata dair. Sadece annelikle kalmayıp, genel olarak yaşamımızın içine katmalıyız.
Çocukları şımartan büyükanne ve büyükbabalar çocuk büyüyüp de baş edemeyince "Sen terbiye vermedin"derler
Bağımlılık ve bağlılık arasındaki farkı kontrol etmek ve kendimizi yatıştırmamız gerekiyor. 2 yıldır iş hayatından uzaklaşmam aslında beni bağımlı biri yapıyor! Işık oldu düşünceme diyebilirim. Fakat "3 yaşındaki bir çocuk artık bağımsızdır" dedi
Çocuklarımızın büyüdüğünü kabul edemiyoruz
Çocukların özgüven oluşumu için görevler verilmeli ve yapabilir imajını hissettirilmeli
Bu çocuk poposunu temizleyemez! Birşeyler becerebilmek için denemesine müsade edin. Şefkini kırmayın hemen bizim gibi temizlemelerini beklemeyin!
Çocukla ilgili hep endişemiz var yapamaz edemezler vs
Çocuk parklarında ilk düşen çocuk ağlamaz anneye bakar, büyük onu umursamazsa devam eder oyuna! Panik olup aman düştü vs. dersek çocuk korkudan ağlar! Anne kaygısı çocuğa geçmiştir
Annelik? Endişelenmek! Ama anneliğin asıl kısmı endişeyi onlara yansıtmamak. "Onların birey olmasını sağlamak"
Karnı aç olan bebek ya da çocuk yemek yer! Arkasından çatalla koşmaya gerek var mı? "Yok" :)
Beklentilerimizle yaptıklarımız birbirini tutmalı! Kaygı çocuk gelişimini etkileyen en olumsuz etken. Kaygıyla başetmeyi öğrenmeliyiz. Eğer başedemiyorsak destek almalıyız!
TUVALET ALIŞKANLIĞI
Artık sana uygun bez yok! En güzel başlangıç
Yaptın mı? Yapmadın mı? Yerine;
Hiç sorun yokmuş gibi? Kaka lafını söylemeyin! Kakayı dünyanın önemli olayı halinden çıkarın
Yemek sonrası eller yıkanıyor. Kaka yapacağı zaman 5 dk lazımlığa oturun, ok yapmıyorsa yokmuş deyin, önemsiz hale getirin kakayı!
Umursamayın! Yapınca kutlamayın! Normal davranın! Annenesi dedesi süper bak arayalım alkış vs demeyin!
Gelişimsel bir süreç olarak düşünelim
****************************************************************************
Yaptıklarını övgüyle dile getirmekte cimriyiz, yapmadıklarını bağırarak dile getiriyoruz başarı ve başarısızlık abartılmamalı
Çocuklar için cinsel eğitim verilmeli!
Desteklemek övgü değil, gaza getirmek değil "takdir etmek"
Anne ayrışamıyorsa, çocuk nasıl ayrışsın! "Altımıza kaçırdık. Yemeğimizi yemedik, karnemiz kötü geldi:) " vs çok yanlış çok
Sen neysen çocuğun da odur. Farklı bir sonuç bekleme, aynaya bakmayı iyi bil.
Ülkemizdeki sorunların çoğu sınır probleminden kaynaklanıyor.Çocuklarımıza sınırlarını koymayı öğretmek çok önemli
Hayatında en çok güven duyduğu kişi bu kadar kaygılanıyorsa, onun da kaygılanması normal, başka yolu yok

Selpağa misafirperverliği ve kusursuz organizasyonu için, Prof.Dr. Bengi Semerci' ye annelik yolumuza ışık tuttuğu için teşekkür ederim
Sevgiyle ışıkla
Müge


