19 Ağustos 2014 Salı

ATEŞ BÖCEĞİNE 3 YAŞ MEKTUBU





Oğulcuk
Ateş böceğim...
Bugün 19 Ağustos
Göğsüme, kollarıma konduğun gün
19 Ağustos 2011 di
Minik
Hafif
Sıcak
Kalbi hızlıca atan
Yumuşacık
Doğar doğmaz kucağımda sustuğun gün
Gün bugün
Gün hep bugün tadında olsun
Hayatıma girdiğinden beri
İçimde birşey ağlamak gibi
Bir ürperti bir heyecan bir sevinç
Gülen yüzüm
Gün ışığım
Beni seçtiğin için daima şükür sebebim
Gece olduğunda ay gibi
Ateş böcekleri gibi ışıl ışıl
Karanlıkta kendini ve çevreni hızlıca aydınlatman gibi
Zaman da bu hızla geçiyor
Aman yürüsün
Aman konuşsun derken
Aslında
Ne çabuk büyüttüğüm olmuşsun
Yaşadığımız her merhalede gücüme güç katan olmuşsun
Meğer kendimi bulmuşum
Meğer değişebilirmişim
Meğer hızlıca 3. basamağa gelmiş minik ayakların
3 sene oldu dünyamıza gireli
Tam 3 sene oldu anne olalı
Gözümde garip bir hipermetrop anneler böyle işte
gözlerimin önünde büyüyen herşeyi küçük sanıyorum
Sanki hep 3 kalacakmışsın gibi...
Benim en büyük "iyikim"
Sen "çok yaşa" emi
Bizimle
Hayatına seçtiklerinle
Kendi kararlarınla
İçinden geldiği gibi
Çünkü ben senin en büyük destekçin olacağım

Zaman tüneli gibi önümden şerit gibi akıyor 3 yıl...

Akarken biraz koltuğa uzanıyorum
Gözlerim kapalı
3 yılda biriktirdiklerimi
10 yılda biriktiremezdim diye fısıldıyorum
Hep böyle kal oğulcuk

Hep sabahları telefonun ucunda bile olsan bugün gibi "anne biz birbirimize günaydın dedik mi" de...

İşte benim ateş böceğim

Kalbi güzel, sevgi kelebeğim

2 yuvarlak çizen biri anne astronot diğeri ateş astronot olan

"Büyüyünce anne sen de astronot ol" diyen

Rüzgar esti diye ağlayan

Sabır taşı bu olsa gerek dediğim anlarda bir gülüşüyle eridiğim

Gidiyorum bak deyip yanyan geliyor mu kontrolü yaptığım

Babaya bırakıp, içi pır pır atan, sonra dayanamayıp, türlü bahanelerle takip ettiğim

Motorun arkasındaki köpüklere hayretler içinde baktıran

Gökyüzünden geçen tüm uçaklara ilk defa görmüşcesine bakakalan

Minik serçenin masadaki patatesi kapıp, kaçmasına dakikalarca kahkaha atan

Denizin dalgasından korkan

Sabah uyanıp, "kuş seslerini dinleyelim" dediğinde gözlerimi ıslatan

Yaralarını öptüren, öpünce geçti derken, kendimi superman zannettiren

Bana sık sık "seni seviyorum" demesi, melodik, romantik, kocaman yürekli oluşuna hayran kaldığım

Adamlar çizdiğim defterine "düz kaş" yaptım diye "bu neden bana kızdı" diyen

Kapı seslerinden ürken

Basit sevgi dolu bir rütinden başka birşey istemeyen

Herşeyi soran aldığı her cevaba inanan

Kendi yörüngesinde dönüp durmaktan sarhoş olan

Kitapları resimli olup, az yazılı olan

Uykusuna "bir zamanlar" denilip, masallarla yollanan

Gökyüzünü, ayı, güneşi, yıldızları, bulutları, yağmurları alt yazısız seyreden

Yürür gibi koşan

Koşar gibi zıplayan

Koşarken sek sek yapabilen

Minik kitap kurdum

Hoşuna gitmediği bir durumda herkesin ortasında hüngür şakır ağlayan

Müzik duyduğunda dans eden şarkı söyleyen

Hayııııır buradan gidelim diye tutturan

Kolayca gülen
Hatta öyle mi dediğimde kahkahalara boğulan

Oyunlarda yalandan yenildiğimde en güçlü kendi olduğunu zanneden

Koşarken düşmeyi düşünmeyen
Düşse de yine koşmaya devam eden

Herşeye neden neden diyen

Herşeye ilk önce hayıııır diyen sonra sabırla dizginlenebilen

En çok özür dileyen

En çok affedilen

Benim kapanmayan avuç içim

İyi ki doğdun oğulcuk

İyiki büyüyor büyütüyorsun oğulcuk

Seni seviyorum!

Annen

16 Temmuz 2014 Çarşamba

HERSEYDEN NEM KAPAN ANNE DIRDIRI





Uzun zaman oldu yazmayalı
İçimi uzun uzadıya dökmeyeli

Günler yeni öğretilerle dolu
Ne gariptir ki kendime notlarım var artık
Bunları unutmayayım diye burada kalsın diye
Dönüp dolaşıp yine bu noktaya geldiğimde içime su serpsin diye bu notlar
Belki de mügenin manifestosudur
Bir annenin manifestosudur
Kim neresinden nem alırsa onun olsun o vakit

Müge...
Bir nevi
İnci çiçeği
Türlü türlü bir çiçek
Koklanamayan türleri de var, koklananları da her ikisi de müge çiçeği nihayetinde

Herkesden hallice
Bazen koklar bazen üflersin bazen teğet geçersin bilirsin zehirlidir, bulaşır
İnsanlar da öyle değil mi?
Ruh kemirenler vardır
İnceden hayata sızmaya çalışır
Farkına vardığın anda
Aman benden uzak dersin
Sepetler kolda
Herkes evine
Herkes kendi yazgısınla başbaşa
Çünkü
Sorun 'o' nundur benim değildir

Derin bir oh çekersin
Hızlı dönüşler, farkına varışlara bir şükür de senden gelir


Rastlantılar, varsayımlar, mutluluklar kadar öfkeler ve arada bir mutsuzluklar da var..

Bak bu sıralar yaz çarptı beni
Herşeyden nem kapar oldum
Tabi eşim daha fazla nasibini alıyor
Başka kim alabilir ki
En doğalı bu değil mi:)
Haklı ya da haksız aradığımdan değil...
Bir yer var ortada buluşsak...
Olamaz mı?
Olabilir...der Mevlana
Aslında doğamız gereği namüsaitiz evcilik oyununa
Kendini özlüyor
Kendinle kalmak istiyor insan
Havadan nefesten varlıklardan nem kapıyor
Tek isteği
Kendinle başbaşa kalmak
Bir off günü
Belki de işlere dalmak
Sonra istememek
Dengeler dengeler
Teraziysen işin bu
Dengede kalmak
Bir sıkıntıyım
Bir dırdırım
Bir mızmızım
Bir kanatlarımla huzurluyum
Bin şükürüm
Bir özgürlüğüm
Bir umutsuz
Bir umutlu
Bin çocuğum,
içimde büyümeyenim
Şimdi sorun kimde
Bende elbette��
Olur arada bir
"Ben" lerden hallice
Sabahın ilk ışıkları
Kelimeler önümde diz çökmüş
Yaz ve sıcak da çarpmış olabilir
Kendimden kesik kesik melankoli halleri
Severim de aslında

Gelsin o vakit notlarım yer yer özlü sözlerim;

Her işini kimseden birşey beklemeksizin kendin yap..ya da bir çoğunu diyebilirim:)

Beklentiler umutsuzlaştırıyor, yıpratıyor
Kendine daima sor!
Kimin sorunu? Onun mu senin mi? Seninse hemen aksiyon al ve gerçekleştir...

Kendine vakit ayır..
Kendini önemse...
Kendini sev...
Seni senden başka kimse tam anlamıyla senin kadar düşünemez...düşünmez!

Kendini yanlarında iyi hissettiğin insanlarla ol...

Kendi kendine söylenmeyi bırak! Söyleyeceğin bir şey varsa, söylenme, söyle!!! anlamazlarsa yine söyle:)

Herşeye ve herkese rağmen sadece devam et...devam et..istediğin gibi

Yavaşla...tadını çıkar...anın, anların

Daha çok seni seviyorum de...

Daha çok özür dile

Daha çok sarıl sevdiklerine

Her hafta 1 kitap bitirme sözü ver kendine...sözünü tut..oku! Daha çok oku!

Daha çok yaz...yaz ki içine ışık dolsun...bloğuna sahip çık...yenile...kendini, bloğunu herbir parçanı...

Önce sen! önce sen ki sonra Ateş sonra eş ...

Bir "Ohhhhh" çekersin

Ve biter yazın...

Sevgiyle

Müge


- Posted using BlogPress from my iPhone

30 Haziran 2014 Pazartesi

KATILDIĞIM SON ETKİNLİKLER ( SOSYAL ANNELER 1 YAŞINDA VE SHAMBALA CLINIC)



Soma faciasından sonra içimden ne yazmak ne de okumak geldi...

Yazı da yazmadım, çok sevdiğim blogger arkadaşlarımı ve değerli yazılarını da okumadım.



Kalemden uzaklaşınca bir süre kalemi ele almak zor oluyor



Yazmış olmak için de yazamam...içimden gelmeli...en doğru zamanda tüm kalbimle yazmalıyım.



İşte şimdi yazma zamanı...yine yeniden...



Nisan ve Mayıs ayında katıldığım 2 güzel etkinliği geç de olsa paylaşmadan günlük yazılarıma devam etmek istemedim....






SOSYAL ANNELER 1 YAŞINDA










Sevgili arkadaşım Sezen' in Koşuyolunda Bi parti evinde düzenlediği etkinlikte biz anneler çok ama çok eğlendik...sadece biz değil çocuklarımız da parti evinde oyun ablasıyla eğlenceli vakit geçirdiler. Sezen bizi hediyelere boğdu...sosyal anne Sezen' e tatil dönüşü birbirinden kıymetli projeler diliyorum



www.sosyalanneler.net

www.birkadinyaziyor.com



































Etkinliğin sponsor firmaları ve değerli hediyeleri için çok teşekkür ederim.





Sponsor Listesi



www.babycorner.com.tr

www.muratbey.com.tr

www.cyrene.com.tr

www.pinkar.com

www.moova.com.tr

www.tresan.com

www.arbellamakarna.com.tr

www.lansinoh.com.tr

www.biotalab.com

www.englishhome.com.tr

www.cosmed.com.tr

www.abfen.com.tr

www.sacbakim.com

www.bebedor.com

www.durance.com.tr

www.baskilikagitposet.com



DİĞER ETKİNLİK DE;



SHAMBALA CLINIC



Etkinliği çok sevdiğim Sevgili Fatoş düzenlendi.



Fatoş Vayni Şahin

www.yemekevi.tv

fatos@yemekevi.tv

facebook.com/YemekeviTV

twitter.com/yemekevitv

pinterest.com/yemekevitv

youtube.com/user/fvayni

instagram.com/fatosvaynisahin



















Biz annelere her zaman bakım şart...önce bizim mutluluğumuz, rahatımız...kadın olmanın en hali bence annelikte...her anne her koşulda bakımlı olmalı..bize kendi değerimizi hatırlatan bir etkinlik oldu. Sıcak samimi ekibiyle

Maslak Sun Plazaya yolu düşenler bence buradan çıkamayacaksınız.



Etkinlikte neler mi yaptık?



İşte buyrun...



Güzel Anneler Shambala’da Buluştu



Anneler gününe özel SHAMBALA CLINIC etkinliğinde annelik estetiği üzerine konuştuk. Bildiğimiz üzere anne olmak ne kadar kutsal ve mucizevi bir olay olsada kadın bedeni üzerine anneliğin yıpratıcı bir etkiside vardır.

Estetik plastik cerrah olarak ben, DR. Serdar Bora Bayraktaroğlu, kadınların bu yıpratıcı dönemlerini en iyi şekilde geçirmelerini sağlamak amacıyla bu etkinlikte annelerle birlikte annelerin akıllarına gelen bütün sorunlar üzerine ayrıntılı konuştuk.

Annelik sürecinde vücudumuzda oluşan değişiklikler ;

Karın sarkmaları ve çatlaklar ;

Hamilelik sonrası karın bölgemizde hamilelik sürecinde çatlaklar oluşabilir bu çatlaklar özellikle göbek deliğimizin altından başlayıp kasıklarımıza uzanan çatlaklardır. Çatlak tedavileriyle ilgili kesin bir tedavi yöntemi yoktur fakat bazı lazerler (karbondioksit ) ve bazı radyofrekans yöntemleri bu çatlakların görünümünü azaltıp daha az görünür hale getirebilir. Eğer karın bölgesinde hamilelik sonrasında giderilmeyen bir sarkma varsa hastaya karın germe uygulanabilir hasta aynı anda bu çatlaklarından da kurtulmuş olur.

Meme sarkmaları, memede şekil ve hacim bozuklukları ;

Hamilelik döneminde değişen hormanlara bağlı olarak meme dokusu artar ve emzirme sonuna kadar bu artmış meme dokusu devam eder. Emzirmenin bitmesiyle değişen hormonlar meme dokusunda hacim kaybı ve sarkmalar olarak karşımıza çıkar. Sarkmış ve küçülmüş göğüsler için meme askılama ve dikleştirme ameliyatları uygulanabilir , bazı hastalara aynı seansta silikon implant yerleştirilerek kaybolan meme hacmi ve şekli yeniden kazandırılır.

Bölgesel kilolar, selülit ve aşırı yağlanma problemleri ;

Sadece hamilelik ve hamilelik sonrası dönemde değil kadınların her yaş grubunda gözlenebilecek bir problemdir. Bölgesel incelme konusunda bizim yapabileceklerimiz, liposuction-laser lipoliz gibi uygulamalardan yağ yıkıcı –selülit tedavi edici mezoterapilere ve ameliyatsız sonuçlar sağlayan LPG ve lenf drenajı gibi uygulamalara kadar uzanan geniş bir tedavi yelpazesi vardır.

Cilt lekeleri ve sivilce izlerinin tedavi edilmesinde lazerlerin önemi ;

Lekeler … özellikle hamilelik maskeleri denilen hamilelik dönemlerinde oluşan ve sonrasında geçmeyen lekelenmeler için uygun tip lazer ile güzel sonuçlar almak mümkün.

Sivilce izleri ve yara izlerinin yok edilmesi, yüz gençleştirmek artık özel tip lazerlerle çok etkili sonuçlar elde ediyoruz.

Yüzdeki hacim kayıpları ve yaşlanma etkisinin giderilmesinde dolgu uygulamaları ;

Dolgu uygulamaları yada hyaluronik asit uygulamaları yüzde oluşan hacim kayıplarını ve derin kırışıklıkların giderilmesinde etkin bir yoldur. Dolgu uygulamaları ile yüzde elmacık kemiklerinin belirginleştirilmesi, yanak oluğunun yok edilmesi, göz altı torbalarının azaltılması, dudak hacminin arttırılması, dudak üzerinde sigara kırışıklıklarının yok ediilmesi ve hyaluronik asidin yüzde, yüzü yoğun nemlendirmesi ile ilgili uygulamaları kullanılabilir. Hyaluronik asit uygulamaları geçicidir, yüzde uygulanan bu tip uygulamaların geçici olması gerektiğini düşünüyorum, kalıcı dolguları ve kalitesiz dolguları asla uygulamıyorum.

Kırışıklıklar ve botox tedavileri ;

Botox özellikle göz çevresi kırışıklıklarının giderilip daha berrak daha fresh bir göz çevresi etkisi oluşturabileceğimiz mucizevi bir ilaçtır. Amerikada ençok uygulanan cosmetik işlemdir. Doğru doz ve uygulama yapıldığında hastada maske yüz ve şaşkın yüz oluşturmaz. Botox ile doğal, berrak ve fresh bir yüz elde etmek mümkündür.

Gençlik aşıları ve kök hücre tedavileri

Gençlik aşıları ve kök hücre tedavileri son yıllarda gittikçe popülarite kazanan bir konudur.

Bu bir anlamda doku mühendisliği yada hücresel tedavi yöntemidir. Hastadan alınan kanın saflaştırılarak yada hastadan alınan bir deri parçasından üretilen kök hücrelerin tekrar aynı hastanın sorunlu alanlarında kullanılması , kişiye özgü tedavileri gibi düşünülmelidir. Geleceğin cilt yenilenmesi yada gençlik uygulamaları olabilecek umut vadeden konulardır.



Serdar Bora Bayraktaroğlu kimdir?

1980 yılında doğan Dr Serdar Bora Bayraktaroğlu, 2005 yılında Cerrahpaşa Tıp fakültesi İngilizce Tıp Programından mezun oldu. 2005-2011 yılları arasında Plastik Cerrahi Eğitimini Şişli Etfal Hastanesi Plastik Rekonstruktif ve Estetik Cerrahi Kliniğinde tamamlayan Dr Serdar Bora Bayraktaroğlu, aynı klinikte mikrocerrahi ve el cerrahisi eğitimini de tamamladı. 2009 ocak-haziran aylarında California-LA’ da Fasyal Plastik Cerrahi-Enstitute of Facial Paralyses Kliniğinde yüz estetiği üzerine staj yaptı. Dr Serdar Bora Bayraktaroğlu tez konusunu mikrovasküler cerrahi alanında yapmıştır. 2011 yılından günümüze plastik rekonstruktif ve estetik cerrahi uzamanı olarak çalışıyor. Dr Serdar Bora Bayraktaroğlu Türk Plastik ve Reconstruktif Cerrahi Derneği üyesidir. Dr Serdar Bora Bayraktaroğlu antiaging, medikal estetik ve estetik plastik cerrahi üzerine yerli ve yabancı kongreleri takip ederek bu alandaki bilgisini güncellemektedir.





Nice güzel faydalı etkinliklere diyelim



Yine yeniden



Sevgiyle, ışıkla



Müge



17 Mayıs 2014 Cumartesi

#SOMA





Kelimeler yetmiyor

Boğazda düğümlendi sanki harfler

Karmakarışık harflerin ünlüleri ünsüzleri

Çığlık sesleri kulağımda çınlıyor

Uyku mu o da ne!

Nasıl uyurum

Kalbim o kadar dar değil!

Az uyuyorum..içim geçiyor

Kapkara

Kömürden de kara günler

Kalbim ağrıyor

İçimde alevler desem, ocaklarına ateş düşen ailelerin yanında ne ki!

Bilemiyorum!

Nefesim daralıyor...sonra oğluma bakıyorum...her durumda sadece devam ediyoruz! Yaralar kanıyor

Kanamalar kendi üzerimizde kabuk bağlıyor

Sonra açılıp, yeniden kanıyor

Allah' ım diyor bir ses
Büyüksün!
Zamanı biliyorsun
Buna neden olanlar
Bu acının üzerine bir de delikler açanlar
Elbet ilahi adalet var
Demesi ne kolay
Ateş düşmüş evlere
Ocaklar yanmış
Babalar gitmiş
Ölülerini bile görememiş analar...

Bir çocuk kömür torbasına sarılmış...babam kokuyor diyor!
Akla sabır...tutulma bu olsa gerek!
Yaşadığına utanma hissi

Midem bulanıyor! Bu dünya beni tutuyor...

Ama ama herşeye rağmen

Şimdi yardım zamanı!

Şimdi yardım zamanı!

Onlar bize emanet!

Şimdi bu emanete sahip çıkma zamanı!















Allah' ın rahmeti üzerinizde olsun!



30 Nisan 2014 Çarşamba

OĞUL KOKUSU, RÜTBEM, NİYETLER





Oysa şimdi uyuyor
Bir cafedeyiz
Süt kokuyor hala, hep süt mü kokacak..
Yoo hep benim oğlum gibi oğul kokacak...
32 aylık
Daha 3 değil ki.. 2,5:)
Sanki öyle kalsa
Yavaş yavaş aksa içime ateşimin çocukluğu
Çocuk reklamlarında gülümseme sebebim
Kaybolan ölen çocukları görünce gözyaşlarına boğulduğum
Öyle bir dönem
Anneliğim
Bilirmisiniz?
O benim kapanmayan avuç içim
Ama aramızda kalsın:)
Bilmesin kimseler
Ateş böceğim
Kaygılıyım bugünlerde
Bu ülkede ne olacaklar
Ben ne olacağım
Ateşim ne olacak
Biz ne olacağız
Kul acziyeti mi denir, iç dökmece mi tam terimi bulamadım
Yazıyorum işte
İçimden kağıtlara aksın
Kalbimden ne geliyorsa
Aksın su gibi içimdeki benlerden..
İsteyen alsın okusun, istemeyen okumasın
İsteyen olumlu ya da olumsuz eleştirsin...ne önemi var ki?
Kime göre olumsuz bana göre mi, size göre mi?
Bak yazdıkça yol alıyorum işte...ohhh...siz de yazın
Ne varsa elinizde...
Sonra birdenbire,
Karmaşık basmakalıp bilinç altı çocukluğuma bağlanıyorum...akabinde su yüzüne çıkarıyorum kendimi
Bir insanın anavatanı çocukluğudur diyor sevgili Doğan Cüceloğlu... Nasıl da güzel geliyor...biraz midemde kramp hissi yaratıyor, bir kaç dakika sonra da kelebek hissi.. İşte araf böyle mi olur
Kimi zaman orada bulurum kendimi
Ama sonra
Ne geçmiş ne gelecek derim...
Demeliyim de
Annelik rütbem var
Kendimce yıldızlar ekliyorum sağ omzuma
Bazen kızıyorum "olmadı yanlış davrandım" diyorum ve alıyorum yıldızlardan birini.. Sonra dualara gömülüyorum..
Oh diyorum
"An" ı yakaladım...anın saçlarını kavrıyorum, yüzü keldir onun...yakalamazsan yüzünü dönerse gider tutamazsın...
Bir an tutuyorum...içime mor çiçekler doluyor
Ay tutuldu, güneş tutuldu derken, iyi niyet iyi duyguları çekiyorum...
Niyet ettim niyet eyledim diyorum
Merkezimde olanın kabulüyle..
Hayat planımın farkında keyifle ilerlemeyi seçiyorum
Gelecek endişelerimden özgürleşiyorum sevgili "Meltem" (sihirli us) un dediği gibi...
Yeniye geçişim sevgiyle olsun...

Ne varsa sevgide var

Sev
Çünkü sevmek çok kolay!

Müge

18 Nisan 2014 Cuma

KIRIK ŞEMSİYE BLOGGER BULUŞMASI

















Yine yeniden sohbet ve neşe dolu bir blogger buluşması yaşadık...





12 Nisan günü "Secret Garden" da leziz ve şık sunumuyla brunch eşliğinde, sevgili "Kırık Şemsiye" bloğunun sahibi Esra Hanedan' ın etkinliğindeydim. Birbirinden değerli blogger arkadaşlarımızla görüştük...







































Bunun yanısıra organizasyona destek olan sponsor firmalar da vardı...elimiz kolumuz dolu bir şekilde evimize gittik:) sponsor firmalara da teşekkürler...

Bu değerli ürünlerin görsellerini sizler için ekliyorum...



Esra' ya ayrıca teşekkür ve öpücükleri gönderiyorum...



Zarif daveti ve misafirperverliği için:)















































































































































































































































































Kosmoklinik















Amway doğal makyaj fırça seri, makyaj aynası, eyeliner çok başarılı denedim..onayladım































Sponsor Firmalar



Dalin

www.facebook.com/dalinbebekbakim?fref=ts



Söke un 

www.facebook.com/sokedegirmen?fref=ts



Farmako 

www.facebook.com/farmako.kozmetikas?fref=ts



Alessandro / medik8

www.facebook.com/pages/Medik8-Turkey/307493829351142?fref=ts





Artistry

www.facebook.com/AmwayTurkiyeLtd?fref=ts





Hipp

www.facebook.com/HiPPTURKIYE?fref=ts





Farina bella

www.facebook.com/FarinaBella?fref=ts



Nar gourmet

www.facebook.com/NARGourmetTR?fref=ts





Lotis farma 

www.facebook.com/lotispharma?fref=ts





Dival konsept

www.facebook.com/divalkonsepturunler?fref=ts



Partipaketi

www.facebook.com/PartiPaketiNisantasi?fref=ts



Dr.oetker 

www.facebook.com/Dr.OetkerTurkiye?fref=ts



Beray kozmetik

www.facebook.com/beray.kozmetik?fref=ts



solenne manikür

essence

www.facebook.com/Turkiye.Essence?fref=ts



Ben nye 

www.facebook.com/bennyetr?fref=ts



Özcan şemsiyeleri

www.facebook.com/pages/%C3%96zcan-%C5%9Eemsiye/375140345955237?fref=ts



Pastada pasta

www.facebook.com/pastadapasta



Vaseline 

www.facebook.com/VaselineTR?fref=ts



Dove 

www.facebook.com/DoveTurkiye?fref=ts



Otacı 

www.facebook.com/otacibitkisel?fref=ts



Cyrene 

www.facebook.com/CyreneBiocosmetiques?fref=ts



Kozmoklinik

www.facebook.com/pages/Kozmoklinik/322716927803746?fref=ts





Tchibo

www.facebook.com/tchiboturkiye?fref=ts





Candar süt ürünleri

www.facebook.com/pages/Candaro%C4%9Flu-s%C3%BCt-mam%C3%BClleri/186042344920647?fref=ts





Dalton kozmetik

www.facebook.com/dalton.kozmetik?fref=ts





Pinkblack

www.facebook.com/pinkblack.beautycare?fref=ts







Katılımcı bloggerlar



www.biricitinyeri.blogspot.com

Yasemin Özer

www.gulsendogan.com

Gülşen Doğan 

www.tarcinpastaevi.com

Fatma Samsa Yılmaz 

www.ilknurundunyasi.com

İlknur Balcı

www.bademlebuduk.com

Elif Ayran  

www.seleninevcilikhayati.blogspot.com

Selen Topal 

www.birkadinyaziyor.com

Sezen Parim 

www.istkazanbenkepce.blogspot.com

Büşra Kahveci 

www.makyajlikareler.blogspot.com

Çiğdem eyisoy 

www.gontheblog.com

Gamze Mazgal 

www.hayatreceli.blogspot.com

Nesrin Şengülen 

www.alisverismakyaj.blogspot.com

Şebnem Kayaol 

www.makyajayenibaslayankiz.blogspot.com

Ezgi Erdoğan

www.beyazmadam.blogspot.com

Burçin unuvar 

www.hayatimakyajla.blogspot.com

Ebru Köroğlu

www.gulumseyuzume.blogspot.com

Yasemin Nizamoğlu 

www.pinarlahayat.blogspot.com

Pınar Şenoğlu

www.sorananne.com

ÇiğdemÖzdemir

www.kiriksemsiye.blogspot.com

Esra Hanedan





Sevgiler



Müge






14 Nisan 2014 Pazartesi

İMZA: BEN KİTABINDA 300.SAYFADAYIZ:)







Hep söylerim

Herkese ve herşeye rağmen;

Bahar mutluluktur, aşktır, şanstır..



Nisan haberci aydır diyelim...



Sizinle dünya için küçük, benim için dünya değerinde bir hediyemi paylaşmak istedim.



Yazım #imzaben kitabında 300. Sayfada yer alıyor...en güzeli de kitabın geliri Türkiye Görme Engelliler Okulu' na bağışlanacak...kolektif kadın mektuplarının arasında yer aldığım için çok mutluyum... #imzabenkitabı sayesinde #atesbocegim e ölümsüz bir hatıra bırakıyorum... Kitapçılardan isteyin anacım..



Bu projede yer almamı sağlayan Sevgili Banu Özkan Tozluyurt' a teşekkürler..













KOLEKTİF KADIN MEKTUPLARI SERİSİ NOKTAYI KOYUYOR:

“İMZA: BEN”

Kadınlara son bir söz söyleme fırsatı sunulursa…





İkiydik, üç olduk.



Onduk, yüz olduk.



Katlanarak çoğaldık, kocaman bir güç olduk. Birlikten kuvvet doğar atasözünün canlı kanıtı, biz yüzün üstünde kadın, duygularımızı damıtıp her birimiz birer mektup olduk. Her mektupla şifalandık, şifalandırdık.

Minnetimizi dillendirirken ya da kuytumuzda biriken acıları akıtmaya çalışırken başka yaralara da merhem olalım dedik; kitapların gelirini bizden daha az şanslı olanlara hediye ettik.



İmza: Kızın’da “ilk erkeğe” seslendik. Teşekkür ettik ya da “Neredeydin?” dedik. Erkenden göçüp gidenlerin arkasından gözyaşı dökerken, gölgesini bile hissedemediğimize “Kulağıma küpe olacak bir sözünüz bile gelmiyor” diye hesap sorduk.



İmza: Karın’da sözümüz “o adama”ydı. “Ruh eşim” deyip aşkla dolu olandan “Mezarına gelip bu mektubu okuyacağım” deyip nefretini kusana kadar geniş bir yelpazede yazıp, söyledik.





Şimdi noktayı İmza: Ben diye imzalayarak koyuyoruz. Kime, ne diyeceğimiz varsa onu diyerek. Bu kitapta sevgi bulacaksınız. Bu kitapta öfke bulacaksınız. Bu kitapta çok yakından tanıdığınız kişilere farklı bir açıdan bakacaksınız. Bu kitapta şükür, azim, korku bulacaksınız. Bu kitapta hayatın ta kendisini bulacaksınız. Bir de bir kez daha kadının gücünü bulacaksınız.





Önsözünü Prof. Dr. Yankı Yazgan’ın yazdığı, yazarlarının en saklı hayallerini okuyacağınız kitabın geliri, serinin diğer iki kitabı gibi yine çok güzel bir amaca hizmet için ayrılıyor. “İmza: Ben” kitabının telif geliri, görmeyenlerin dünyasında da minik de olsa bir ışık yakabilmek hedefiyle, bu yıl 10. Yılını kutlayan Türkiye Görme Özürlüler Kütüphanesi’ne (TÜRGÖK) bağışlanıyor. Kitabın ayrıca sesli kitap versiyonu da görme engelliler için TÜRGÖK tarafından oluşturuldu.

Yaşama bir kez daha kadın gözünden bakmak, yüreğinden geçenleri anlamak isterseniz “İmza: Ben” size eşsiz bir fırsat sunuyor.



Keyifli okumalar...



Esra Aylin Akalın & Banu Özkan Tozluyurt

#imzaben

Twitter: https://twitter.com/imzabenkitabi

Facebook: https://www.facebook.com/imzaben





Sevgiler



Müge

25 Mart 2014 Salı

ANAOKULLU OĞLUM, BİRAZ BAHAR, BİRAZ TANIKLIK





Bahar gelince beraberinde tonla umut getiriyor...yitik, kırık, dökük yanlarımız sanki sihirli bir değneğe dokunuyor! Adı umut oluyor...sonra ona sıkıca sarılmak... Bırakmadan kopmaksızın, daha da yakınlaşarak sonsuz bağı özümsemek...gözlerimi kapadığımda gözümde beliren mor tonları ve her yeni günde benliği de onarmak..işte bu içimizdeki derin odacıklardaki mücadeleci ışıltılı çiçekler...işte bu umut hep olmalı hep...

Hergün hayata katılmak için yeni mevzularla yeni mücadelelerle uğraşıyoruz...çoğu zaman kendimi bu uğraşların için yanlız hissediyorum... Gücüm enerjim sınırsızmış gibi geldiğinde tek başıma bir cumhuriyetim diyorum...o vakit yeterim..o vakit yetinmeyi bilirim...olana sarılmak, olanı sevmek gerekmiş..annelik aslında başlı başına yalnızlık hali..tek başınalık hissi...öyle anlar geliyor ve seni kendinle başbaşa bırakıyor....

Zor bir gün! Zor dediğimde zorluk çekmek istemiyorum ama içimde minik kıymıkların yaşandığı, boğazımın düğüm düğüm olduğu, kalbimin ağrıdığı, akla, bedene sabır, dayanma gücü dilediğim hatta mümkün olabilse, görünmez olup, başka bir yere ışınlanmayı istediğim öyle bir süreçti...

Hep böyle mi olur...herkes böyle mi yaşar bilemem...olması gerekenleri düşünmeden, 2,5 yaşında anaokulu deneyimimiz nasıl ilerliyor...bir imtihan...bir ödül..bir dizi hüzün...potpori yapmışlar sanki bana...bildiğin hünkür şakırım...içten içe

Ateş böceğim,
Bugün sen biraz ağlarken...."anne ben okula gitmek istemooooorum" derken...çok güçlü ve kararlı durdum...tamamen oyuncu olmuştum....inanma..aldanma...annen çok hassas işte...eridim aslında...gözyaşlarımı kalbime akıttım, ama sen görmedin! Sicim sicim aktı, sonra yer yer şiddetlendi...annenim işte...bazen aleni, bazen yüreğe süzülür yaşlar! ama hepsi senin bağımsızlığın için, hepsi bu senin tozlu, bulutlu, güneşli, yağmurlu dünyayla kucaklaşma anın...ben ise sana yakınen tanıklık ediyorum..çünkü misyonum bu...daha ötesi yok ki...

Belki de hayatındaki en büyük tanık ben olacağım...Gün gelecek kanatların çıkacak ve meleğim diyeceğim, gururla izleyip, en büyük en yüksek sesli alkışı ben tutacağım ayaklarım yerden kesilerek...ve yine gün gelecek eskilerin yaptığı gibi ardından bir bardak dolusu su dökeceğim, " su gibi geçsin yolculuğun" diyerek...

Bu yeni bir yolculuk
Bu senin bağımsızlık yolun
Özgürlük yolun
Özgüven yolun
Yere sağlam basma yolun

Bu yol, bu yolculuk;
Hayırlı olacak

Biliyorum

Çok şükür, hep ama hep çok şükür..

Sevgiyle

Müge

15 Mart 2014 Cumartesi

Mektup, Berkin, Işığın Yolcusu




Ateşim
İçimi ısıtan
Can oğlum
Gecelerimin ışığı
Ateş böceğim

Bugün sen uyanmadan önce üzerini örttüm örterken gözyaşlarım sicim sicim yorgana aktı...utandım..yüzüm kızardı..sonra uyandın
"Anne noooldu" dedin
Sana anlatamadım! İçim yanarken, ah neler olmadı ki oğlum demek isterken birşey diyemedim.

Büyüdüğünde sen bu satırları okuduğunda eminim sana anlatacağım

Oysa neler yazacaktım bu posta...neler yazmak isterdim..

Biz ülke olarak 15 yaşındaki bir çocuğa hem de bu hayattan diğer boyuta geçmiş bir çocuğa sahip çıkma mücadelesi içindeyiz...yok olan vicdan, adalet ve ahlak için mücadeleye devam edeceğiz! Berkinimiz...can oğlan...kara kaşlı zeytin gözlü oğlan..ışığın yolcusu...bilirmiydi tüm ülkenin ardından ağlayacağını...tüm annelerin babaların kardeşlerin aynı anda gözyaşlarına boğulacağını...

Şaşkınlık evresini çoktan geçtik...şu an başka bir boyuttayız...konuşacak, dil dökecek yerlerim sızlıyor..kelimeler düğüm düğüm oluyor boğazımda...inan nefes aldığıma utanır hale geldim..bir insan gülerken utanır mı? Öyle bir utanır ki....ama en acısı, meydandaki anneler babalar, yuhaladığınız ölü bir çocuk ve yastaki annesi. Siz ne zaman bu kadar zalim oldunuz???? Yani akıl tutulması böyle birşey
Ölümün dili, dini, ırkı, mezhepi, siyasi görüşü olmaz! Ölüm..soğuk...yanlız...neden anlaşılmaz neden...

Her yeni günde! Yok artık bu kadar da olmaz dediklerimiz, tam olarak o kadarını hayata taşıyor

Hımmmm ama pardon, yol yapıyor deniliyor...bu koca mimar sinan gördüğünüz padişahtan hallice!

Neyse oğlum...yazdıkça dengeli durmak çok zor geliyor bana

Ateşim
Can oğlum

Senin adın Ateş...acı verenleri, zulmedenleri yak Ateşinle, yüreği üşüyenleri, zulmedilenleri merhametinle ısıt emi...

ruhun ışıkla dolsun berkin
ah berkin ah!!!

7 Mart 2014 Cuma

RÜYALAR, OKULLU ATEŞ, DİLİMDE DUALAR





Nasıl anlatsam nerden başlasam inan bilemiyorum...herşeyin bir ritmi var bu hayatta...belli ki, film şeridi gibi ya da trafik gibi yoğun akıcı kıvamda uygun adımlarla ilerliyoruz.

Şimdi dışarıdayız Ateşle birlikte...bir yazı yazma aşkıyla tutuşurken, Ateş' in uyuması da buna muhteşem bir zemin hazırladı. Masada kırmızı porselende kahve fincanı gözümü alırken, beri yandan, yana yakıla kalp gözümü de açıyor..içsesler kulağımda fısıldarken, kafada baloncuklar varken, aslında sadece kelimeleri özlemişim, onlarla dansı, kendimi köşeye sıkıştırmayı, beraberinde hep ama hep kendime ulaşmayı

Gece bir ses duydum, belli ki rüyalardan kopmuş ve kulaklarımıza fısıldamıştı..."anne baba buraya gidiyoruz" diyen ateşboceğimin sesiydi. Bu sıralar rüyalarında sesli konuşmaları arttı..genelde gündüz yaşadığı olayları söylüyor. Ağlaması olmuyor ve sürekli bir yönetme hevesinde, oyun kurucu edasında cümleler kuruyor.

Uzun uzun izledim, dinledim. Sonra üstünü örtmeler, belki yeni kelimeler duyarımlar, dualar, enerjiler derken bizim yatağa konmalar..tam o sırada yatağın köşesine dizimin değmesiyle, pilleri tükenmek üzere olan ve sanırsın ki son nefesini veren ve ateşin yeni arkadaşı caillou nun ta kendisi..ağlama sesi ama uzay üssü gibi...saniye içerisinde gerilim yükseldi bende ve adrenalin salgıladığıma eminim

Derken düşünüyorum, beraberinde yaşadığım bu tarz binlerce anektotlar arasındayım......

Çok başkalaşıyorum çok

Ateşim
Can kuşum
Işığım

Öyle derin bir okyanusun içine daldım ki seninle...hızlıca yüzüyoruz..en mavinin içinde, derinliklere indikçe kaygılarım da artıyor, acabalar adasında mola veriyorum uzun uzun...bilinmez bir boşluk içinde yol almanın tam türkçe manası buymuş meğer...annelikte farkına varılıyormuş...planlar yoruyor ama olmaları da güven verici

Zaman zaman omuzlarımdaki bu yük ağır geliyor. herşeyin en iyisini en doğrusunu isterken, ah çok detaycı benliğim derken; bazen de ne kadar bencilce duruyor...bunu bizim belirliyor olmamız...en azından belirli bir yaşa kadar Ateş' in seçme şansının olamaması gibi düşünceler aklımdan geçmiyor değil

Ateş' i okul kavramına alıştırmak ve hem bedensel hem de zihinsel olarak kendini tanıması için Kindyroo anne-çocuk grubuna gidiyorduk. Günler ilerledi, derken güzel sinyaller almaya başladım. Belki de bir tık daha fazla vakit alacak bir yere...ama bu sefer birkaç saat "bensiz" sadece öğretmen ve arkadaşlarıyla eğlenebileceğini düşündüğüm bir kurum olması daha iyi olacak diye düşündüm -Nacizane Ateşciğim- bunu seninle kurduğum iletişim sonrasında karar aşamasına getirdim.

Yaz ayına kadar, mutlu olacağını hissettiğim bir anaokulu seçtim sana...sadece haftada 3 yarım kısacık gün:)...aslında bu dünya için kendi bağımsızlığını ispatladığın yeni bir süreç olacak gibi..."birkaç saat" bile olsa ya da en fazla yarım gün bile olsa, eminim senin için çok büyük bir terfi olacak hayata karşı! En güzeli de bunu da seninle tadacağım..

Sana yetişmeyi seninle yol almayı, sen yol alana kadar yanında durmayı o "ilk an" ları kaçırmamanın hazzı bambaşka inan

Ateşim,

Hep diliyorum, hayırlı bir yol çizme gücü nasip olur inşallah

İnşallah izlediğim Ateş' i görebilme yetisi her daim olur

İlgin, enerjin "kendince" doğru yönlere ilerler

İnşallah kendi kararlarını alabildiğin zamana kadar, ben senin adına doğru seçimler yapmış olurum

İnşallah hep inşallah!

Dilimdeki duanın baş harfi hep A...

Ateşim benle birlikte "önce sen"

Hayır olsun

Sevgiyle

Müge