
Aniden evden çıktım. Kapıyı büyük bir arzuyla çektim. Ne için mi? Kendimle kalabilmek için! Kendime kaçmak için! Hızlı adım yürümeyi özlemişim, sanki telaş telaş, kırık parmağıma dikkat ederek...arkamdan biri geliyormuş beni kovalarmışcasına...yaka paça misali...tamam teşbiğin de bir sınırı var elbette...kaçmak da bir tercih:) özgürlük buymuş diye düşünerek adımlarımı sayarak, sitenin bahçesinden çıktım, arkamda kuş seslerini bıraktım. Öyle güzel sohbet halindeler ki...çiçek kokusu, böcek kokusu, bulut kokusu, güneş kokusu, karınca yuvası, köpek gezdiricisi derken bunlar iyi geldi...arabaya bindim. Resmen kaçmıştım! İnsan hiç oğlundan kaçar mı yahu:) yok yok bu öyle birşey değil! Bu hissettiğim minik bir anne hüznü olsa gerek...yolda bebek arabalı anne çocuk ekiplerine rastladım...tam "keşke" demek üzereyken; iç sesim "Müge iyice saçmaladın" dedi! O anda hızımı arttırdım, müziği açtım! Ortaçgil, Teoman derken kendimden geçmişim..
Kendimi kitapçıda buluverdim. Uzun uzun derince nefesler alarak, kitapları inceledim. Birinden diğerine kondum. Kuşlar gibiydim, öyle hafifledim ki! Klasiklerden başladım, sonra yine çocuk gelişimiyle son buldu. Eee hani çocukla ilgili birşey okumayacaktım...kabul ediyorum bütün yollar Ateşe çıkıyor ama bu kadar da olmamalı! Hani ben yani hani Müge:) diye diye sızlanırken, bugün başka birşey farkettim. Bahanelerimin sonunun olmadığını... bahaneler bitmez. Bahanelerimin arkasına bir yuva kurmuşum, yürüyorum gündüz gece avareliğimle! Daha az değer verir oldum kendime! Oysa hep söylerim zaman çok kısa...kendime çok daha iyi bakmalıyım, eskisinden daha fazla! Hem bedenimi, hem zihnimi itinayla pamukların üzerinde beslemeliyim! Düşündüğümü ivedi bir şekilde uygulamam artık şart oldu! Kendime gelmek adına, delirmemek adına! Nice örneklere sahibim konuyla ilgili...anlatsam masalsı bir roman malzemesi çıkar:) offff herkes böyle hissediyor mu gerçekten ilk çocukta? Bana mı özel bir durum? Neyse
Dün yeni bir kitap aldım Ateş' e. Adı "Benim! Hayır. Benim" . Okurken düşündüm ki ben de öyleyim! Bir cumhuriyet kurmuşum sanki evde! Ateş benim, benim o! Paylaşmam mümkün değil gibi:) Kurallarım benim, evet benim kurallarım, benim hakimiyetim benim benim benim! Eli kolu bacağı her bir yanı benim! Ben yaptırırım, durun siz kontrol bende! Ben doğurdum! Ben taşıdım! Böyle söylenmez. Ateş' e bu şekilde söyleyin! Aman bebek psikolojisi çok mühim. Ben okudum, biliyorum. belki de ben bu şekilde yetiştirilmedim diye, belki de değil...aslında tam anlamıyla bundan ötürü...benim çocukluğumda psikolojik beslenme yerine, beden beslenmesi ve temel bakım ihtiyaçlarını karşılamak daha ön plandaydı! Özgüvenimi de bu sayede sonradan kazananlardanım. Çünkü her işimi mutlaka yapan birileri olurdu. Ateş böceğimi de bu bağlamda ciddi bir koruma kalkanımın içine aldım....Ben ben ben benim o!
Ne olacak bu işin sonu! Şimdi onca yazının altına ben çözeceğim yazsam komik olacak ama gerçekten de öyle olacak. Yazarken kafamın sağ ve sol yanında baloncuklar oluştu birden.
Biraz daha programlı ilerleyeceğim. Kontrol yine ben de olacak
Şikayet etmeyeceğim! Çünkü hepsi benim kişisel tercihim
Kendime zaman ayıracağım gibi Barışla bana da özel zamanlar ayıracağım.
Gerginsem, susarak nefes terapisi yapacağım
Yaşamak istediğim hiçbir şeyi ertelemeyeceğim
Daha sağlıklı besleneceğim( dahası nasıl olacak ama daha daha daha çok :)
Bahanelere sığınmayacağım.
Sonuçta kendime ulaşacağım ve kendimden kaçmayacağım
Kendi kimliğimi koruyacağıma söz veriyorum
Bu sayede ölene kadar annelik rütbesini bana bahşedene şükürle uykuya geçebilirim.
Şimdilik sevgiyle ışıkla
Müge