31 Mart 2012 Cumartesi

FARKINDALIKLAR










Bu sabah uyandik...Ates' e kahvalti yediriyordum..minik kuşlar camimiza kondu....kimbilir ne kadar uzun zamandir kuşlari izlemedigimi farkettim...onlarin ne kadar buyuk bir dunyalari var....karınlarini doyurmak icin verdikleri yasam mucadeleleri....hos bizlerde oyleyiz....birbiriyle kaynaş kaynaş sohbet ediyorlardi sanki...minik oglum saskinlikla onlari izlerken birden ucuverdiler...arkalarindan masum masum bakakaldi...ama gozunu camdan uzun sure hic ayirmadi....bir sure bekledik...ekmek koydum camin disina...belki gelirler umuduyla...kisa sure sonra geldiler...yine 2 kuş...ekmekleri yiyişlerini izledik...ates heyecandan ellerini kollarini vura vura kendini paraladi...sabah sabah guzel bir farkindalikla icimi isitmistim...bu da oglum sayesinde oldu....

Fakat bu annelik bambaşka bir oluşum...kuşlarin gelmedigi sure zarfinda...imkanim olsa super anne olup, ucup o kuslari camin onune getirmek istedim....bu istegime bir turlu engel olamadim....bazen insan olmak yeterli degil iste....daha fazlasi lazim gibi :))) hani bu kadari da olmazdi...yokkk yokk..sadece ben mi abartiyorum diyorum ama etrafimda gordugum bir cok anne eminim ayni seyi dusunurdu...super anne olmak lazim her daim...ruzgari yakasindan tutup ters cevirmeliyim ki ruzgar gelmesin yuzune....uzerinde kara bulutlarin dolastigini farkettigimde bulutlari alip beyaza boyayip tekrar gokyuzune koymaliyim...tabi bunlari yaparken onu bu hayatta tek basina ayakta durabilecek guce erismesini de saglamaliyim...yasami oksayip dimdik ayakta durmali benim canimin ici...bizi uzun, kimi zaman yorucu, kimi zaman zor ama daima inanarak, gonulden cagirarak, siparisleri vererek guzel bir omur bekliyor...

Dogum oncesinde "yasamin gizemi" denilen caddebostandaki yere gittigimden beri...inanilmasi guc seyler olmaya basladi hayatimda...yani evimde bir enerji piramidi olusturarak basladim...enerji taslarim, ugurlu taslarim oldu....bize pozitif bir enerji yukledi...sonra istedim, ama can-i gonulden...siparis ettim..hep yetecek kadar, hayirlisiyla dedim...sukrettim...her sabah tesekkurlerimi sundum evrene...baktim ki...tek tek oluyor...bu bir ay dongusuydu sanki...hic mi olumsuzluklar olmuyor...tabi ki oluyor...ama nasil durulmasi gerektigini ogreniyorsun....hangi pencereden bakilmasini....olaylari nasil kendimize cektigimizi...sorumlusunun herzaman kisinin kendisi oldugunu bilerek...bir bakiyorsun ki sadece siyirip gecmis...sen ise guzel dersler cikariyorsun...en onemlisi kendini seviyorsun...cok sey ekliyor gunler bana..neler mi ogrendim...merhem gibi farkindaliklar...

---Hic kimse mutlu bir insandan hoslanmaz, cunku mutlu insan onlarin egolarini incitir!

---İnsan ancak anladigi seyleri duyar!

---Hepimiz baskalarini kendi yuregimizde tasidigimiz gibi goruruz!

---Herkese şükran duy. Çünkü herkes senin dönüşümün için bir alan yaratır. Seni engellediğini düşündüğün kişiler bile, kotu niyetliler, iyi niyetliler, arzu edenler, arzu edilenler...Hepsi birden senin dönüşebileceğin koşullari yaratirlar
yeter ki sen iyi niyetinle icini kesfet! Mucize sensin..

--- Bizi bilen bilir, bilmeyen de kendisi gibi bilir!

---Bir seyi yasamina katmak istiyorsan zaten orada oldugunu dusun...( 1 yildir uyguluyorum, ise yariyor )


Simdilik benden bu kadar

umarim bir gun herkes aydinlanir..ve ne kadar gereksiz yere iclerine yapıştırdıklari kin, intikam, nefret, öc alma ve bunun gibi kotu dusuncelerin, sadece kendi özlerini ucuruma suruklediginin farkina varirlar!


Sevgiyle


Muge


- Posted using BlogPress from my iPad

23 Mart 2012 Cuma

ANNE BENİ NE GUZEL YAPMIŞSIN





Çok mu tembelim bu gunlerde....kendimce denemeler yapiyorum...zamani saclarindan kavrayip nasil onunla ozgurce ucabilirim diye...evet bazen yeniliyorum, ama yeniden ayaga kalkip, kaldigim yerden mucadeleye devam ediyorum...bu yeterli degil, daha hizli olmaliyim, kendimi aşıp, uç noktalara varmaliyim diyorum...sonra tam o noktada farkindaliklar karsima cikiyor..."yooo uç nokta falan ne sacma lakirdilar...gerektigi yere ulasman yeterli" diyor...fazla dusuncelerimi torbaya koyup geri birakiyorum ve donup yoluma kaldigim yerden devam ediyorum...

Gunlerdir birseyler yazmak istiyorum ama bir turlu firsat olmadi..evde kafamda baloncuklarla dolasiyorum...koltuga oturuyorum...yanina bir de sicak cikolata zencefilli tarcinli ve portakalli..guzel bir detay...focus olmak icin daha iyisi yok ki...tam baslayacagim yazmaya hoppp ates agliyor..tam taslak yaziyorum hoppp atesin oyun arzusu...disari gezmeleri derken...inanilmasi guc..yani daha once derlerdi evde oturuyorum fakat hic vaktim olmadi diye...guler gecerdim...ama gercekten vaktim olmadi...gun batiyor...gece oluyor bu sefer baloncuklarin yerini çitlerden atlayan koyuncuklar aliyor...iki goz hic senkron sorunu yaşamadan kapaniveriyor...uykuya dalisim sanirim 10 sn gibi bir sure...ardindan 3 saat geciyor....sözsüz iletiler (aglamalar ) kulagimda yankilaniyor...yarim kalan ruyalarimla bir yanim eksik, stor perde gibi acmaya calistigim gozlerle atesin odasina yuruyorum.emziriyorum..yatagima donuyorum..bir umut yarim kalan ruyamin devamindaki heyecanli sahnelere donerim diye...ama ruya coktan kacmis baska birine konmus oluyor....

Bunlar bir yakinma degil...benim kişisel tercihim...calisma hayatima ara verdim...ilk defa kendi hür irademle...ruyamda görsem inanmazdim...11 yildir hic ara vermemistim...1hafta sonunda yeni isimin basinda olurdum...aslinda Ates dogmadan once 4. ayda baslarim diyordum kendi kendime...ama gunler ilerledi...4. ay bitti...6. ayda donerim dedim...6 bitti...sabahlari bana gulup cigliklar atan bir cift kara goz bunu 1 yaşa kadar uzatti...anladim ki, bebek olunca planladiklarin bir sure otelenebiliyormus...daha birbirimize ihtiyacimiz var...sabahlari cigliklar atip, muzik dinleyip dans edecegiz....kuduracagiz....meyve, sebze purelerini binbir oyun, sarki ve cambazlikla yedirecegim...baharda bebek parkina gidip denizin mis kokusunu icimize cekecegiz...golette piknik yapacagiz..cimlerde yuvarlanacagiz...gokyuzunu izleyecegiz tum saskinligimizla...agaclari ilk defa kesfeden minigimle ben de onlarin farkli yönlerini keşfedecegim...ilk yurume deneyimlerinin her anini olumsuzlestirecegiz...yazliga gidip, ilk havuza girişinde yaninda ben olacagim....toplumun bir bakis acisi var..malesef bunu asamadik henuz...bir sure evde bebeginin yaninda olmayi istemek, ev hanimi yapiyor insani...karsidan oyle gozukuyor...halbuki alakasi bile yok...onunla gecirdigim guzel zamanlari hicbir ise degismem...hesabima yatacak ay basindaki maaş bana suan hissettigim duygulari saglamayacak....en azindan bir sureligine...lakin calismadan, uretmeden duramam...

Yeni hayatimi ogluma borçluyum...hediye paketi gibi geldi...girdi tum benligime...icime işledi...şansım, uğur bocegim oldu omzuma konup, hic ayrilmayan...

Bu yazilari hep ona itafen yaziyorum, bir gun okuyup "annem beni ne guzel veee iyiki yapmis" diyecek mi dersiniz?

Sevgiler cicekler ateş bocekleri

Muge


- Posted using BlogPress from my iPad

17 Mart 2012 Cumartesi

ANNEYSEN HASTA OLAMAZSIN








Ufacik bir isilti, parlakligiyla etrafina isik sacar büyür büyür büyür...tum hayatina enerjisini akitir...bedeninin her zerresi onunla dolar...artik her aninda kendini tok hissedersin...İste oyle birsey benim ateş bocegim...icimdeki yeri kelimelere sigmaz oldu..

Gece 3 sularinda, uyandim... fena halde halsizlik, oksuruk, burun akintisi hepsi bir arada selamladilar beni....acilen bir sok tedavi uygulayip kurtulmam gerekiyordu...hemen basladim, himalaya tuzlu sulardan icmeye...saat olmus 5...ictigim sulardan surekli tuvalete gitmekten uyuyamadim...ama totalde 20 bardak icmistim...uykusuzluktan soz etmek bile istemiyorum....Ates de uyanmasin diye neredeyse dualar okuyacagim durumum bu kadar icler acisi:))) neyse ates insafli davrandi da 7 ye dogru uyandi...uyandigimda daha iyidim..yeniden su icmelere devam edildi...daha iyi hissediyordum kendimi... mucadeleye bitki caylariyla devam ettim evdeki aktar kösemden....emzirdigim icin vucudum gucsuz kaldi sanirim...neticede hemen iyilestim...


Aslinda aklima gelen tek sey anneysen hasta olamazsin...hatta belki cok agir ama olemeyiz bile..olmemeliyiz...gucumuzun tum evrene yetecegine inaniyorum..abartip dunyanin uzerine sirt ustu keyifle yatabilirim...evett evet abarttim farkindayim fakat anlatmaya calistigim icimdeki guc iste o kadar sonsuz.... ve bunu bana 19 agustos gunu hediye edilen ogluma borcluyum....Ates'in bana ihtiyaci oldugu kadar benim de ona ihtiyacim var...bu farkindaligi bana sunan Meltem' e de tesekkuru borc bilirim...ates dogmadan once bana bir pencere acti sanki...gormemi sagladi...Filizcigim de bir vesileydi bu duruma....isik tuttular...bunlarin hepsi evimdeki enerji taslarim gibi buyuk yazgi raslantilari...ve sonucta benim onu doyurdugum gibi, o da beni her gun doyuruyor....burada kesmek istemezdim...ama simdi muhallebi saati yaklasti:)))

Simdilik bu kadar...

Sevgiler cicekler ates bocekleri

Muge



- Posted using BlogPress from my iPad

9 Mart 2012 Cuma

BANA DA DEĞDİ GEÇTİ...









Aslinda aklimda başka seyler vardi yazmak icin...akil, beden, icindeki parmaklar sınır kural tanimiyor...hepsi birbirine bagli calisinca bir bakiyorsun ki parmaklarin dili olmus....bulbul gibi otmeye baslamis.

Hani daha once yazmistim, Ateşle birlikte hayatim degisti diye...bu degisime hergun baska farkindaliklar katiyorum...nasil mi...her sabah uyanip aynaya baktigimda kendimce fazlalasiyorum....ve daha nicesi

Yazmadigim sure zarfinda cok sey oldu...ama akilda kalan derinlerime giden tek olay bir kaybolus...bir vazgecisti...hem de cok abuk bir vazgeciş...hayata tam sıkı sıkı baglanmisken..tam da 25 kilo vermisken...amacina ulasmisken...yani oyle garip ki....kisa sure once sesini duyup, dertlestiginiz biri ansizin farkli bir boyuta geciyor...ilk duydugumda kisa bir sok yasadim...bu dunyada Onunla gorusmek istiyordum..sonrasinda Onun baska bir boyuta gittigini ve orada mutlaka yollarimizin kesisecegini dusundum....cunku "O" gitmeyi secmisti....kendi hur iradesiyle...malesef son yolculuguna ugurlamaya gidemedim....uludagdaydim...ama gokyuzune bakip O' nu ugurladim...Kuzeninin dedigi gibi...Arzu bana da degdi..Hem de oyle bir degdi ki....

Ne denir ki baska...bogazimda dugumlendi sozcukler...

Diger boyutta mutlaka gorusecegiz Arzucum...


Muge



- Posted using BlogPress from my iPad

27 Şubat 2012 Pazartesi

UYKUSUZ ANNEYİM






Uzun zamandir evde bir gece hayatim var...bilgisayarim, televizyonum, kuruyemişlerim, icecegim,koltugum, battaniyem...ama keyfim ve kahyasi diye devam etmeyecegim:) malesef onceden şoyleydi, boyleydi diyerek uykusuz annelikten de terfi edilmiyor...geçmiş adi ustunde geçmiştir ve bitmiştir.

Uykusuz anneyim cunku artik minik bir ateş bocegim var...yeni bir nefes soluk alip veriyor evimizde...sut kokulu, bebek kokulu,huzur kokulu,mis kokulu...geceleri emzirmek ise hepsinden keyifli...muthiş bir guven duygusu aşilaniyor bebeğinize...hani uyanirken agliyor ya avaz-avaz, cunku yaninda annesi yok, kendini birkac saniye "caresiz" hissediyor...sonra kollariniza alir almaz susuyor..artik guvende! Emzirmeyle birlikte sonsuz bag gunden gune buyuyor...icinizdeki kalp icine binlerce kalp ekliyor...hepsi senfonik bir şekilde hizlica atiyor...aşk, sevgi, sadakat, guven, huzur, sorumluluk aşk aşk kokulari tum eve iste boyle yayiliyor...

Gecenlerde " acaba ateşe bir uyku duzeni olusturabilirmiyim?" diye duşundum..fakat duzen olusturmaya calismak, yersiz bir çaba gibi geliyor....sadece kendi rahatimiz icin bir girişim ..fazlasiyla da bencilce geldi..hemen vazgectim...ihtiyacini karsilayarak ve ona "guven" vererek kolayca uykuya gecis yapmasi saglanabilir....bunun adi da duzen olmamali...nasil mi...yatagina birakip,yanagini, sacini oksayarak, agladiginda kucaga alip sarilarak ve sevdigi ninnileri soyleyerek....bu suan ki cozum....sonrasinda zaten alt yapisinin kuruldugu yontemle,minik bebegimizin yanina yatarak annesinin huzur dolu guvenli bir oksamasiyla eminim kisa surede uykuya dalacaktir...zamani geldiginde ona da yontemler bulacagimdir...:)

Uykusuz annelik bir bakima da tek başınalık geceleri...işte boyle yazilar yazmamin başlica sebebi...

Saat bir hayli gec oldu, simdi uyku zamani ---05.14---

Sevgiler cicekler ates bocekleri

Muge


- Posted using BlogPress from my iPad

24 Şubat 2012 Cuma

GELSİN PURELER, MUHALLEBİLER


YouTube Video




Yine atesli yazilara devammm...


6. ayimizi sonunda bitirdik...dile kolay bir 6 ay artik anilarla geride kaldi...ne cok sey ogrendim oglumdan...en onemlisi sabirli olmayi ogretti bana...cunku sabirli degildim..hemen hersey istedigim zamanda olmaliydi...beklemeyi sevmeyen bir Muge artik okadar cok degisti ki...kendime sasmiyor degilim :))) neyse konuyu dagitmadan :))) annemlerin deyimiyle "sadece meme emen" benim deyisimle " sadece anne sutu alan" minik oğlum meyve puresi ve muhallebilere gecerken onunla ne kadar cok yol katettigimizi dusunuyorum...her bir buyume evresinde yaninda olmak gercekten paha bicilemez bir duyguymus.





Doktorumuz "yemezse uzulmeyin, ilk olarak 2 yemek kasigi yerse opun koklayin" demisti...ama bilmezler ki ogluma çoktan guzel olumlamalar yapmiştim...kendini doyuracak kadar besin alacaginin bilincinde olacak herzaman...tabii ki suanda onun bilincinde olamaz...ama sartli, pozitif olumlamalarla oldukca mumkun...yeter ki cekim gucunu her daim hayatimiza alalim...yurekten isteyelim...pozitif olmayan dusuncelerin bizi rahatsiz etmesine izin vermeyelim...ben bunu ailem uzerinde rahat bir sekilde uyguluyorum...bu yuzden ic dunyam huzur dolu....size de siddetle tavsiye ederim...

Nihayet beklenen an gelmisti...mama sandalyesine oturttuk minigimi...elmalari rondodan gecirdim, icine anne sutunu ekledim...oldukca tanidik bir tat haline gelmisti...mama kasesine koyarken, guzel olumlamalara devam ettim...ilk kasigi aldi...sanki yillardir bu tatlari yemis...yalamis yutmus gibiydi...ve tabagi da ayni hizla yaladi yuttu...Sonra zaferimizi kucakta birbirimizle sarmaşdolaş sarkilar soyleyerek kutladik:)))


Ee biz de tesekkurlerimizi sunduk evrene....her gece yatmadan once canim oglum bizi sectigi icin sukranlarimizi sunuyoruz...sonra da bir yatak resmi cizip uyuyoruz.....


Bugunluk bunlardi hissettiklerim...anı yasayarak...gelecege de bir gunes resmi cizerek gulumsemek yeter de artar bile....


Bize yeniden herzaman Atesli gunler...


Muge


Not: videoyu izlemeyi unutmayin pls:)))


Posted using BlogPress from my iPad

22 Şubat 2012 Çarşamba

NEDEN?


Bazen anlamak istersin insanlari ama anlam veremezsin davranislarina...insan olmak, insan gibi davranmak bu kadar zor olmasa gerek...bir gulumsemeyle hayata bakis acin degismezmi...her sabah aynaya baktiginda tesekkur ettigin vucudun icin bir kahkaha atmazmisin...cunku gercekten sanslisindir...binlerce insan arasinda belki de en sanslisi sensindir...derin bir nefes..temiz bir enerji solumak bir mucizedir...bir lütuftur sana bahşedilen...sonra dönüp bakarsin cocuguna, sicacik evine...bir kere daha tesekkur edersin evrene...sana hediye ettikleri muazzamdir...çunku once kendini seversin....mutluluk senin icinde...ama iyi olmayan niyetlere de hayret edersin...

Kimse icin kotu seyler dusunemem...bunu kendimi ovmek icin yazmiyorum...donup dolasip, beni bulur, bana dolanir diye korkarim...ufak hesaplar planlar yapamam..geri donusumler yorar beni...bazen dusunurum de soylemem, susarim...sıkı sıkı tutarim kendimi... zihnimden de engellemek isterim... keşke herkese esit pay edilseydi bazi duygular, akil...saygı...vicdan gibi.... sirkelemek, ne yapiyorsun demek istedigim kişiler var...ama dedim yaa tutarim kendimi..keşke kissasa kissaslar olmasa....daha beter yormasalar benliklerini, daha fazla kirletmeseler içlerini, daha fazla uzaklasmasalar kendilerinden....sevdiklerini yitirdiklerini farkettiklerinde, akillarini da yitirmeseler...

Nasil davraniyorsak, aynadaki yansimalardir karsiliklari....seviyorsak, seviliyoruz...saygi duyuyorsak, saygi duyuluyoruz, ilgileniyorsak, ilgi goruyoruz...o zaman bu nefret, bu kin, bu ofke NEDEN!

İşte boyle birşey...

Muge

- Posted using BlogPress from my iPad

21 Şubat 2012 Salı

ATEŞ' İN ATEŞE MERHABASI






Agustos 19 dan beri her yeni gune uyanirken ilkleri yasiyorum...once gamzeli minik bebeginizin size gulumsemesiyle hayat enerjiniz bedeninize yukleniyor...sonra zevkli ve yorucu bir tempoya hazirlaniyorsunuz...

İste 18 subat gecesi....yeni bir ilk bizi yakamizdan tutup cekti...aksam saatlerinde Ates' im atese merhaba dedi...bizi ummadigimiz anda buluvermisti...minigimle tum gun oynadik..ninesine ve minik kuzeni Derin' i ziyarete gitmistik...keyfi kacti, durgunlasti, vucudu yaniyordu..tabi dis cikarma donemi yaklasiyor...aile buyuklerimizin genel yorumu "bu cocuk dis cikariyor, disleri kasininiyor,dis ates yapar, ishal yapar" oldu....bana da dogru geldi acikcasi...neyse biz atese hoscakal demek icin kollari sivadik...bu durum benim 3 gunumu aldi...atesi inip cikiyordu...kafama gore birseyler yapmiyorum...yanlis anlasilmasin...doktoru ile surekli irtibat halindeyiz...ebru hanim "2-3 gun getirmeyin cok yukselirse ve 3 gunu asarsa getirin" dedi...ee biz de dinledik kendisini...Ates' i evde sadece badisiyle dolastirdik...mahsun mahsun bakislari, elma yanaklari, sahte gulusleri, alev alev yanan agzi ile oyle caresiz gozlerle bakiyordu ki....hemen iyilesmesi lazimdi...insan bebegine konduramiyor hicbir rahatsizligi....minik mendileri ilik suya batirip vucuduna kompres yaptik...bunu oyun haline getirmeye calistim...once kendime yaptim..beni izledi..sonra ona yaptim...sesi de cikmadi...sadece arada ici usuyordu...urperme hareketleri yapiyordu:) boyle 3 gun olmadan atesi dusurduk...ama huzursuzlugu gecmemisti...yine de dr a goturmem gerekliydi..

Dr a gittik...Ates' in lakabi "kofte" ....ebru hanim gorur gormez kofte demisti....oncesinde doktoru beklerken...cok fazla hasta cocuk vardi...hepsinde de oksuruk,aksirik, tiksirik turunden...ama goguslerine inmis gibiydi...sukretmek icin neden bulmak duzgun nefes almakla basliyor iste her sabah....farkindalik...ve yine farkindalik....neyse dr muayenesinde birsey cikmadi.."dis etleri biraz kabarmis fakat her an cikacak gibi degil ama belli de olmaz" dedi...belki virus kapmis olabilir diye tahminlerde bulundu...neyse ki onemli bir sey yoktu...icime su serpilmisti...bu ilki de burada noktalamistik...

Atesle gecirdigim her ilk beni derinden etkiliyor...cunku ilk bebegim...ilk anneligim...ee boyle hissetmem de cok normal degil mi?

amma velakin :))) atese hoscakal dedik...basardik...guclu kucuk adamimla

Sizlere opucukler çiçekler bocekler ates bocekleri

Muge


not: bu yazimi yazarken sagimda Ates, solumda sac kurutma makinesi...herzamanki gibi bu sesle uyku moduna gecti kucuk adamim:))


- Posted using BlogPress from my iPad

İlk Aşıyla Guven Dokunuşu





Ates doğduğundan beri onun yeni dünyaya verdigi her yeni tepkiyi gunuyle birlikte not almaya başladım...geriye dönüp baktığımda, ne kadar cok yol katettigini gormek ve her anında yanında olmak kadar gurur verici bir his yasamadım şimdiye dek...

Notları karistirirken ilk ası olduğu ana gittim...1 aylikti...daha hastaneye gitmeden önce evdeyken strese girmiştim...nasıl tepki verecek?acaba canı cok yanacak mı? diye diye icim icimi kemirmisti...neyse sonra yola çıktık..arabada o ani düşünmeye başlamıştım...gözümde kısa film matrajlari yarattım resmen... Ve sonunda kaçınılmaz ana ulaşmıştık...Aşısını hazırlasınlar diye telefon açtı doktoru sekretere...icimde garip bir his oluşmuştu...tarifsiz değil...hani bazen tarifsiz duygular derler ya...iste bu cok saçma değil mıdır? Her duygunun tarifi var...hem de sayfalarca anlatacak kadar icimizde derinlerde bir yerlerde...ve hemen aklima kucuklugum geldi....küçükken bizi "ciz elleme" ve " bak Dr.gelecek aşı yapar" diye korkuturdu anne-babalarımız...ve yillarca aşidan korktugumu ve bu durumun bilinc altimi ne denli etkiledigini icimde yasamistim...simdilerde ise bunun ne kadar yanlış bir davranış olduğunu bizim gibi bilinçli anneler farketti...neyse sonunda aşı anına gelmiştik...canım oğlum ilk defa aşı olacaktı.

Doktorun muayenesinden sonra sag bacak ve sol kolu acmak icin hazırlıklar başladı...benim icim tabi o sırada sızım sızım sızlıyor...ilk verem aşısını yaptılar ellerini tutup gözünün icine baktım, canı yandı ya iste o anda icim de bolum bolum acıdı..caresiz gozlerle bana bakisini omrumun sonuna kadar unutmam mumkun degil...acısı yüreğime düşmüştü, benim minik Ates böceğim kısa bir ağlamanin ardından tatlı gaz ilacını verince sustu...o an anladım ki...iste güçlü durmaya asıl şimdi başladın muge...elini tutarak bir ilki yasadın...O' nun susmasiyla da icine serin sular serpiliyor ya en keyiflisi de buydu...

Aslında bu yazıyı neden yazdım biliyormusunuz...Ates bana o kadar güzel derin farkındalıklar kattı ki...anlatmakla bitmez...artık bu hayatta tüm bedenimle daha sağlam durmayı öğrendim,minicik zeytin gozleriyle ona her baktığımda her koşulda güçlü durmam gerektiğini bana hatırlatıyor...


Sevgiler çiçekler Ates böcekleri

Müge


Posted using BlogPress from my iPad

HAYATİM DEĞİŞTİ...






Belki de bu blogun geç kalınmış giriş bolumudur bu yazım...

Ortaokul ve lise çağında bir fiil günlük tutmuslugum vardır. Genelde hep ajandaları günlük yapıp, beyaz sayfalara sırlarımı paylaşırdim...günlüğümün adı da özgür willy idi...günlüğümü de saklamadık yer kalmamıştı, yatak ve dolap altları en favori ketum mekanlardi evimizdeki :)) şimdi ise isteyen herkesin okuyabileceği bir sitede gunluk yazacağım, ne yalan soyleyeyim, o günlerde hiç aklıma gelmezdi...

O günlerden bu günlere ne mi oldu? Kısaca özetleyeyim

Lise,üniversite,arkadaslar,parttime çalısmalar,organizasyonlar, hastane ziyaretleri, dogum günleri, tatiller,asklar, ayrılıklar, hüzünler, iccekisler, bunalımlar, kahkahalar,ağlamalar,paylaşımlar, dostluklar, hayal kırıkları, is hayatı, yorgunluklar, haksızlıklar, is seyahatlerim, Canım Barış! Huzur, dinginlik derken evcilik oyunu derken evlilik, hamilelik ve Ates böceğimle birlikte Annelik....



Annelik....evet anne olunca anlarsın derlerdi de güler geçerdim..ne kadar da doğruymuş...19 Ağustos 2011 de Ates' imı kucağıma verdiler..iste tam o anda zaman durdu....minik zeytin gozleriyle bana bakti ve kutsal bir bağ kuruldu aramızda..iste tam o anda ben "anne" oldum... ve hayatım değişti...

Artık küçük seyler icin ter dokmuyorum, daha önemli islere konsantreyim, mesela alt değiştirmek, emzirmek, oyun oynamak ve uyutmak gibi :)

Sabahları ise gitmek yerine onu yatağıma alıp mis kokulu tenini koklamak ruhumu daha fazla doyuruyor...

Üzerine istediğim kıyafeti giydirebiliyorum, sonuçta itiraz edemiyor...mesela komik bir şapka bile olsa...

Artık evimizin her yani Ates kokuyor... Hatta ben de Ates kokuyorum....almış oldugum onca parfümle kıyas bile edilemez..

Uykusunda güldüğünde, anlıyorum ki keyfi yerinde, mutlu...dolayısıyla ben de mutluyum...

Karnı doyar doymaz, kollarımda uyuyakaldigi ani hiçbirşeye degisemem...

Küçücük haliyle bencil olmamayı öğretti bana...çünkü o mutluysa ben de mutluyum..aylardır uykusuz kalmama, yediklerimden birsey anlamamama ve hatta tüm sosyal cevremi geride bırakmış olmama rağmen...

Akşam üstü saatlerinde hala üzerimde pijamalarimla uykusuzluktan bayılıyor olsam bile o gözünü bile kirpmaz..ve ben onca tukenmisligime ragmen enerjimi toplayıp onunla oyuna dalıp gidebiliyorum iste...

Gülüşü, dünyada duyabileceğim en güzel ses...

Neredeyse 1ayi ellerine bakıp geçirdim...bu bana sabırlı olmayı öğretti...

Sanki sihirli bir dokunusla beni anne ye çevirdi gibi hissediyorum..

O korkunç, bir okadar da komik gegirme sesinin beni mutlu edebileceğini düşünmezdimm...

Ne kadar sulu gözlü oldugumu Ates le keşfettim..icinde cocuk olan herhangi bir haber hickiriklarla ağlamam icin yeterli bir sebep...Çünkü artık sadece anne değil duyarlı bir anne olunuyor...

Küçük seylerin kıymetini bilmeme yardımcı oldu...kuşların sesi, yağan yağmurun sesi...kısacası farkındalık daha da arttı...

Ates, tüm aile bireylerinin oynadığı " gözü burnu babaya, yüzü dedeye, dudakları cenesi annesi, gamzesi anneannesi" seklinde surup giden oyunun baskahramani...

Hayatım onunla değişti, yeni hayatım onunla anlam kazandı...

Ehhh bir ömür bize Ateşli günler :)


Muge






- Posted using BlogPress from my iPad